Merkez Bankası’nın 22 Nisan’da alacağı faiz kararı, hem iç ekonomik dinamikler hem de bölgedeki artan gerilimler nedeniyle büyük bir merak konusu haline geldi. Özellikle enerji fiyatlarındaki olası artış, enflasyon ve yaşam maliyeti üzerindeki baskıyı artırabilir. Bu gelişmeler ışığında, ekonomist Alaattin Aktaş, Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu toplantısında atabileceği adımları dört farklı senaryo üzerinden değerlendirdi. Aktaş, İran ile ABD arasındaki görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının piyasalardaki baskıyı artırabileceğine ve bunun Türkiye’nin faiz ve enflasyon görünümünü zorlayabileceğine dikkat çekti.
Aktaş, kısa süreli bir rahatlama döneminin ardından yeniden tırmanan gerilimlere işaret ederek, “Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye de ateşkesten sonra biraz nefes almıştı, ancak bu durum uzun sürmedi” şeklinde konuştu. Yeniden artabilecek enerji fiyatlarının, hem maliyetleri artıracağı hem de vatandaşların geçim yükünü ağırlaştıracağı öngörülüyor.
**EN ZAYIF SENARYO: EKONOMİK RİSKLER**
Aktaş’ın ilk senaryosu, politika faizine dokunmadan fonlamanın gecelikten haftalığa kaydırılması. Ancak bu seçeneği açıkça dışlıyor: “Bu, mevcut yüzde 40 olan faizin yüzde 37’ye indirilmesi demektir ki, bu ekonomik bir intihar olur.”
**İKİNCİ SENARYO: FAİZ ORANLARINI SABİT TUTMA**
İkinci senaryoda, Merkez Bankası’nın faiz oranlarını sabit tutarak fonlamaya gecelik kanaldan devam etmesi öngörülüyor. Bu durumda mevcut durum korunmuş olacak. Aktaş, bu seçeneğin teknik olarak uygulanabilir olduğunu ancak esas ağırlığın farklı bir senaryoda toplandığını vurguladı.
**EN GÜÇLÜ SENARYO: FAİZ ARTIRIMI**
En güçlü senaryo olarak Aktaş, Merkez Bankası’nın tüm faizleri üçer puan artırabileceğini ifade etti. Bu durumda haftalık repo ihale faizi yüzde 40’a, gecelik fonlama faizi ise yüzde 43’e yükselebilir. Ardından, fonlama yeniden haftalık repo kanalına kaydırılabilir veya gecelik borç verme kanalı ile fiili faiz daha da artırılabilir. Aktaş bu durumu, “Olabilecek en ağırlıklı senaryo, üçüncü senaryodur; yani faizin 3’er puan artırılması ve fonlamanın haftalıktan yapılmasıdır” şeklinde değerlendirdi.
**DÖRDÜNCÜ SENARYO: SAVAŞIN DERİNLEŞMESİ**
Dördüncü senaryoda, bölgedeki çatışmanın daha da tırmanması senaryosu ele alınıyor. Aktaş, bu durumda Merkez Bankası’nın dört puan ya da daha yüksek bir artış yapabileceğini belirterek, “Savaşın derinleşmesi hâlinde daha sert bir sıkılaşma ihtimali gündeme gelebilir” dedi.
Aktaş’ın yazısında öne çıkan noktalar ise şu şekilde özetlenebilir:
– **Senaryo I:** Faiz oranlarına dokunmadan fonlamanın gecelikten haftalığa kaydırılması.
– **Senaryo II:** Faiz oranlarının sabit bırakılması ve fonlamanın gecelik kanaldan devam etmesi.
– **Senaryo III:** Tüm faizlerin 3’er puan artırılması.
– **Senaryo IV:** Savaşın derinleşmesi durumunda faizlerin 4 puan ya da daha fazla artırılması.
Hangi senaryonun hayata geçeceği, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Ancak ilk senaryonun gerçekleşme ihtimali şu an için oldukça düşük görünüyor.