Pandemi sonrası kalp krizleri neden arttı?

Neredeyse 3 yıl süren pandeminin ardından Covid-19 aşılarıyla ilgili tartışmalar devam ediyor. Pandemi sonrası kalp krizinden ölümlerdeki belirgin artış halk arasında genellikle aşılara bağlanıyor. Peki söz konusu iddialar ne derece doğru? Covid-19 aşıları kalp krizini tetikler mi? Kardiyoloji Uzmanı Dr. İlham Tokatlı Dilmen’in bu konuyla ilgili görüşlerini aldım. İşte açıklamaları:

İlham Tokatlı Dilmen

İŞTE EN ÖNEMLİ NEDENLERİ

Rutin kontroller aksadı

Pandeminin ilk dönemlerinde, henüz virüs hakkında bilgimizin, deneyimimizin az olması ve uygulanan karantina koşulları nedeniyle hastalarımız rutin kontrollerini maalesef çok aksattı. Kalp hastalıklarının birçoğu kronik yani takibi gereken hastalıklardır. Hipertansiyon, kalp yetmezliği, iskemik kalp hastalıkları, ritim bozuklukları olan hastalarımız ‘’Covid olacağım” korkusuyla kontrollerine gelemedi. Tedavileri bu nedenle aksadı, ilaçlarını yeterli dozda almayanlar, kesenler oldu. İlacın yan etki takibi yapılamadı. Hastalar şikayetleri olduğu halde doktora gitmeyi ertelediklerinden, tedavileri gecikti ve zorlaştı.

Karantina olumsuz etkiledi

Evde hareketsiz kalmak, beslenme alışkanlıklarında değişiklik, kilo artışı, kaygı bozuklukları, depresyon, sosyal destekten yoksunluk gibi faktörlerin de kalp ve damar hastalığı gelişimine katkısı olduğunu düşünüyorum. Elbette şikayetleri ertelemek, doktora geç başvurmak da bu listeye eklenebilir.

Acil hastalar hastaneye geç başvurdu

Acilen sağlık kuruluşuna gitmesi gereken, kalp krizi geçiren hastalarda da gecikmeler ve kayıplar yaşandı. Kalp krizlerinde erken hastaneye başvurmanın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Tıkanan damara ne kadar erken müdahale edilirse, yaşamda kalma ve gelecekte sorunlarla karşılaşmama olasılığı o kadar yüksek olacaktır. Geç kalan hastalarda yapılan tedavilerde başarı şansı da düşmektedir.

Virüs de pıhtılaşma nedeni

Pandemiyle birlikte ve sonrasında artan kalp ve damar hastalıklarının sebeplerinden biri de Covid-19’dur. Hastalığı geçirenlerde gözlenen pıhtılaşma ve pıhtılaşmaya yol açan meyil kalp damarlarını da etkilemiştir. Virüsün kendisinin oluşturduğu endotel (damar cidarı) hasarı, pıhtılaşmada artış ve kalp kasında zarar ani kalp krizlerinden kısmen sorumludur.

Aşılarla ilgili ön yargılar var

Bu listeye girmeyecek tek madde aşı olacaktır. Aşılanma sayesinde yoğun bakıma yatışlarda ve ölümlerde azalma olduğu aşikardır. Çok çok nadir görülen kalp zarı iltihabı bu faydayı değiştirmez. Yapılan tüm çalışmalar aşının güvenli olduğunu kanıtlamıştır.

Ne gibi önlemler alınabilir?

Hem kadın hem de erkeklerde 40 yaşından itibaren (ailesinde kalp hastalığı olanlar da daha erken) yıllık kontrollere başlamak gerekir. Muayene ve tahliller neticesinde tedavisi gereken risk faktörlerinin belirlenmesi çok önemlidir. Hipertansiyon en önemli risk faktörlerindendir. Bilinenin aksine pek şikayet yapmaz. Erken saptanması ve tedaviye başlanması kalp ve damar hastalığı riskini düşürür. Kolesterol yüksekliği de bilinen risk faktörlerindendir. Bir kısmı ailesel ve genetik sebeplere bağlı olarak gelişir. Bu grupta erken ilaç tedavisine başlamak kalp ve damar hastalığı riskini yine düşürecektir. Elbette yaşam tarzı değişikliklerini de unutmamak gerekir. Sigarayı bırakmak, hareketi artırmak ve Akdeniz diyeti, bütüncül bir fayda sağlamaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir