İliç’teki maden faciasına ilişkin davanın 7. duruşması, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Dava kapsamında, 5’i tutuklu toplam 43 sanık yargılanıyor. Cumhuriyet savcısı, davayla ilgili esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye iletti. Savcı, 12 sanığın 22 yıl 6 ay, bir sanığın ise 24 yıla kadar hapsini talep etti. Olayda yaşamını yitirenlerin sayısı ve sanıkların kusur derecelerinin dikkate alınarak ceza süresinin üst sınırına yakın bir şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Bugünkü duruşmada sanık ve davacı avukatlarının talepleri dinlenecek.
Erzincan İliç’te 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen maden faciasında hayatını kaybeden işçilerden Uğur Yıldız’ın ailesine destek vermek amacıyla milletvekilleri ve sendika temsilcileri adliye önünde toplandı. Burada bir açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, İliç’te sorumluların cezalandırılması ve adaletin sağlanması için mücadeleye devam ettiklerini ifade etti. Mahkeme heyetinin gerçeği ortaya çıkarma çabasını yeterince göstermediğini belirten Yavuzyılmaz, şunları söyledi: “Mahkeme heyeti, neredeyse içeride kalan son tutukluları da serbest bırakarak, yaşamını yitiren işçilerin ailelerini tutuklayacak gibi bir tutum sergiliyor. Asıl sorumluları yargılamak konusunda bir adım atılmadığı için adaletin tesis edilmesi yönünde ilerleme kaydedilemiyor. Mahkeme heyetine buradan sesleniyorum: Elimdeki İliç Maden Faciasını Araştırma Komisyonu Raporu’nu okumadıkları ve incelemedikleri açıkça ortada. Bu 850 sayfalık raporda, madenin üretim stratejisinde değişikliğe gidildiği ve bu değişikliğin facianın yaşandığı günden iki gün önce yapıldığı belirtiliyor. Raporda, 2021 yılının ortalarından itibaren madende yapılan uygulamaların önemli ölçüde değiştiği, yığın içerisine aşırı miktarda çözelti verilmesi sonucunda sıvı birikiminin oluştuğu ve bunun da kaymaya neden olduğu ifade ediliyor.”
Yavuzyılmaz, AKP’nin durumu kendi çıkarları doğrultusunda bir fırsata dönüştürmeye çalıştığını belirtti. “İliç maden sahasının işletme ruhsatı 6 Kasım 2026’da sona eriyor. Hızlı bir şekilde ruhsatın alınması ve ÇED sürecinin yeniden başlatılması, yalnızca AKP’ye yakın bir şirket tarafından yapılabileceğinden, piyasa değeri 2 milyar 688 milyon dolar olan bu altın maden sahası ve tesisleri, Cengiz Holding’e 1,5 milyar dolara devredilmiştir. Böylelikle AKP, bu trajediyi bir fırsata çevirerek altın maden sahasına el koymuştur. Tüm bu olayların sorumluluğu bir şirket çalışanına yüklenmeye çalışılıyor. Mahkeme heyeti bu gerçeklerle yüzleşmek niyetindeyse, buradayız ve gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz. Uğur Yıldız’ın ailesi ve bu mücadelenin sürmesi için destek veren tüm dostlara teşekkür ediyorum. İliç maden faciasıyla ilgili mücadelemiz sona ermedi, devam edecektir.”