İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 7-8 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde İşçi Partisi’nin yaşadığı ciddi yenilginin ardından liderlik krizini yönetme çabalarını sürdürüyor. Starmer, 2024 yılında elde ettiği büyük zaferin üzerinden sadece iki yıl geçmesine rağmen, şu anda başbakanlığının en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Yerel seçimlerde yaklaşık 1.500 meclis üyeliği ve birçok belediyenin kontrolünü kaybeden İşçi Partisi, Galler’de bir asırlık hâkimiyetini kaybederek üçüncü sıraya gerilemekte. Seçim sonuçları, Birleşik Krallık’ın iki partili sisteminde önemli bir dönüşümü gözler önüne seriyor. Nigel Farage liderliğindeki Reform UK, İşçi Partisi’nin güçlü olduğu kuzey bölgelerinde (Wigan, Blackburn, Burnley) büyük kazanımlar elde ederek oyların yüzde 26’sını almayı başardı. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu yerlerde ve Londra’da Yeşil Parti, İşçi Partisi’nin en büyük rakibi haline geldi. İşçi Partisi’nin ulusal oy oranı ise yüzde 17’ye düşerek partinin en düşük seviyelerinden birine ulaştı.
Starmer için kabine toplantısı, bir “hesaplaşma” olarak nitelendirildi. Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ve İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un da aralarında bulunduğu bazı kıdemli bakanların, Starmer’a “pozisyonunu yeniden değerlendirmesi” yönünde tavsiyelerde bulunduğu bildirildi. Ancak Starmer, “Ülke bizden yönetmeye devam etmemizi bekliyor. Benim ve kabinenin yapması gereken budur,” diyerek istifa taleplerine karşı durdu. İşçi Partisi’nin tüzüğüne göre, bir liderlik yarışı başlatmak için milletvekillerinin yüzde 20’sinin (şu an için 81 milletvekili) ortak bir aday göstermesi gerekiyor. Şu ana kadar bu sayıya ulaşılmış değil.